19 Nisan 2012 Perşembe

Komşuhanımteyze

Bir hafta önce renksiz hayatıma oldukça renk katan(!) bir komşu teyze dahil oldu. Ben ne güzel alt katımda kimse oturmuyor diye gecenin bi vakti oda mı süpürmezdim, masaları sandalyeleri pat küt çekmez miydim oh neler neler. Ama artık bitti o günler. Daha dikkatli olmam lazım ki adım "öğrenci milleti"ne çıkmasın. Malum her naneyi biz yeriz zaten, en pis biziz, yemek falan bilmeyiz,  içeriz, ses çıkarırız... daha bisürü şey! Böyle bir önyargı var işte malesef. O yüzden sinir oldum tabi bunlar taşınınca. Neyse, ilk günler sorun yok. Bigün kapı çaldı akşam da 10 oluyor nerdeyse. Ben normalde açmam kapıyı, malum yalnızım tırsıom, gelen haber verir zaten. Ama bunu açayım dedim, baktım delikten bir herif. Nası olduysa açtım. Alt komşuymuş, banyodan su akıyormuş hah dedim sçtık. Neyse adam küvete lavaboaç dök (?) dedi, gitti. 

Sonracıma bikaç gün sonra evsahibi aradı, tesisatçı getircekmiş. Adam geldi baktı, aşağı da bakmaya gitti. Konu mankeni ben de mal mal dikiliom gelip ne yapılcağını söylicek diye. Ben böyle beklerken alttan tinimini ayak sesleri gelmeye başladı ki işte asıl kahramanımız "komşuhanımteyze" imiş o. Kısa boylu, kilolu, beyaz örtülü, ama kot etekli ve sürahi hanımvari gözlükleriyle başta normal görünen ilginç bi tip. Merhaba kızım tanışmaya geldim diyip evin içine bakışlarını ışınladı bile. Mecbur buyrun dedim en şirin halimle. (En salak özelliğim bu, tanımadığım insanlara bile aşırı kibarım, yapmamam lazım bunu. ) Fix soru öğrenci misinden başlayan keyifli(!) sohbetimiz nerelisin kaç kardeşsin annen baban ne iş yaparla tadından yenemez hallere büründü. Bu arada o X-Ray gözleri ile odayı taramaya devam ediyor. Allahtan sevgilimle olan fotomuz çift taraflı çerçevenin arka yüzünde kalmış da onu görseydi Allahhh, yargısız infaz. Neyse ben bıcır bıcır konuşuyorum falan. Teyzenin ilginçlikleri şu hale dönüştü:

* Ay gitmediğim bi Taylan Kümeli kaldı beni zayıflatamıyorlar "hayatım" !
*"Feyste" oyun arkadaşlarım söyledi Afrikan Mango varmış onu denicem bide. 
* Ay memleketteki evimde hiç sıkılmıyodum hep feysim bilgisayarım elimin altındaydı! (Not: Teyzoş buraya 2 aylığına taşınmış, sonra memleketine geri dönecek) Teyzenin çok sıkılmasını her 2 cümlede bir tekrarlamasından benden medet umduğunu hissetmeye başlıyorum burada. 
ve bomba
* AYYY SENIN INTERNETIN DE VARDIR, VERSENE BANA BEN FEYSTE OYUN OYNARIM. 
Ben: ----------------- Mavi ekran--------------
Teyze: (umut dolu bakışlar)
Ben:  Ama ben onu okula götürüyorum kiii!! (Daha yeni tanışmışım la, külüstür de olsa vermem. )
Teyze: Ay her gün götürmezsin ya, işin olmadığında verirsin! (YUH)
Ben: Kusura bakmayın benim çok ödevlerim projelerim var okulla ilgili onlara bişey olursa mahvolurum.(oh bahane bulundu)
Teyze: Amannnn, geri aldım sözümü gerii hiiiiiii Allah korusunnnn. )

Diyerekten teyzoşu sepetledim ve bu yaşadığımdan baya bi etkilendim. Ha bide gitmeden çamaşır makinası gördü ay ne güzel yıkıosundur falan dedi (tabi ben içimden yine bir YUHladım. ) ama makinanın bozuk ve evsahibine ait olduğunu öğrenince yıkıldığını belli etmedi tabi. Sonra ben bi paranoyaya başladım, insan iki aylığına gelir mi anam ya seri katillerse ya beni öldürmeyi planlıyolarsayla geçen bi gece ardından bundan sonra kapımı asla ve asla kimseye açmamaya karar verdim. Kapım o gittikten on dk sonrasından başlayarak  3-4 gündüzenli olarak çalındı ama açmadım. En son noldu, kapıma not bırakmış! 

Şimdi her gördüğünde özür diliyor. Kadın 63 yaşındaymış, ah be teyzem kusura bakma özrün kabul ama benden sana arkadaş olmaz üzgünüm!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Ben de bişi dicem